Şizofreni nedir bilir misiniz? Hiç şizofren arkadaşınız oldu mu? Yâda bir akrabanız, komşunuz, okuldan arkadaşınız şizofren mi? Şizofreni; düşünüş, duyuş ve davranışlarda önemli bozuklukların görüldüğü, hastanın kişiler arası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak kendi dünyasında yaşadığı, genellikle gençlik çağında başlayan bir ruhsal hastalıktır. Toplumun yaklaşık %1 bu hastalıktan muzdarip. Her mahallede, her köyde adına deli dedikleri, bu hastalığın pençesinde insanlar olur.Sevdiği kızı vermediler böyle oldu. Kardeşinin ölümünü kaldıramadı. Eskidende vardı bir şeyler diyerek olayı kendimizden uzaklaştırırız. Şizofren olmak onların suçudur, bizim başımıza neden gelsin ki. Öyle değil işte! hepimizin başına gelebilir. Kendisine bakmakla mükellef olduğumuz, bir yakınımızın başına gelebilir. Yakınımda bulunan arkadaşlarım var. Bir tanesi girmenin çok zor olduğu bir koleji kazanan, adını gururla andığım bir arkadaşımdı. Diğeri biyoloji öğretmeniydi. Ötekisi ile aynı sınıfta okumuştuk.
Her şeyin farkındalar, bazı vakitlerde olmayan bir dolu sanrıya inandırıyorken kendini, bazı zamanlarda siyaset hayat ve anılardan konuşuyoruz. İnsanların kendilerinden korktuklarını, kaçtıklarını eski arkadaşlarının onlarla yan yana görünmekten utandıklarını biliyorlar. Hastalıklarını, bazı zamanlarda olmayan şeylerden korktuklarını, kendi kendilerine konuştuklarının farkındalar.
Ahmet ile şehrin merkezinde çoğu kez karşılaşırım. Tıraş bıçağı, bulaşık süngeri satarken rastladım ona. Beni gördüğünde gözlerinin içi güler. Halimi hatırımı sorar, birkaç kez acelem vardı görmezden geldim. Benimle yine manasız bir sohbet edecek zaman kaybettirecekti. Sonra yeniden karşılaştığımda bana geçen sefer onu neden görmezlikten geldiğimi sordu. Acelem vardı dedim ama Anlamıştı, gördüğüm halde onunla konuşmadığımı. Ben seni, sende onlar gibi oldun artık benden utanıyorsun sandım. O gün çok üzüldüm dedi. Bu sözleri üzerine hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum. İnşallah bir daha hayatım boyunca böyle bir utanmam. Çünkü istemeden ona başkalarının yaptığını yapmıştım.
Daha sonra ona selam vermekten fazlasını yaptım daha derin sorular sordum ilaçlarını düzenli olarak kullanıyormuş iki yıldır rahatsızlığı alevlenmiyormuş mutluydu. Bu gün tekrar gördüm gözlerinde ki ışık sönmüştü titriyordu. Boş gözler ile etrafa bakıyordu beni tanımıştı ama adımı hatırlamadı. Ağabey bana dua et hastayım çalışamıyorum. Benim adım Ahmet dedi. Tanımadığı için tekrar, tekrar söyledi. Ağabey benim adım Ahmet benim için dua et. Edeceğim Ahmet…
keşke dua etmekten fazla şeyler yapabilsek.. ama şizofreni çok bilinmeyenli bir hastalık hala..
YanıtlaSilGözlerim doldu okurken Allahim insanlar bazen ne kadar ka kör ola biliyor ya.. Bazen öyle basit, öyle manasız şeylere kafamizi yoruyoruz ki..Her daim de kendimizden daha iyi yaşayanlara bakar, bunun hayatı niye bu kadar güzel onda olan bende niye yok diye yakınırız.. Oysa gerçekten yardıma ihtiyacı olanları etrafımızda görmüyoruz.. Eyy insan oğlu biz ne kadar da körüz :(..
YanıtlaSil