23 Aralık 2011 Cuma

Mektup


Bazılarına ilginç geliyor ama ben hiç mektup yazmadım birine. Email yolladım, sms yolladım ama kalemi elime alıp mektup yazmadım kimseye.  Ben yazmayınca onlar da yazmadı haliyle. Çocukluğumda evin okuma yazma bilen tek kişisi olduğumdan, ailem adına akrabalara kart gönderdiğimi hatırlıyorum. Kardeşlerim okuma yazma öğrenip tek olmaktan çıktığımda, telefon icat olmuş, artık ona gerek kalmamıştı.
Ta ki geçtiğimiz aylarda yine sosyal ağlardan tanıdığım bir arkadaşım, incelik yapıp şirin bir mektup gönderinceye kadar.  Kabul geç olmuştu ve onun bundan haberi yoktu.  Telefon ile arayıp teşekkür ettiğimde şaşırmıştı. Ben cevap yazmadığım için hala yazmış olduğum bir mektup yok. Şimdi tatlı bir anı olarak belleğimde yer etmiş oldu.

Bugünlerde çalışma arkadaşım yol üzerindeki Ptt şubesine bir yakınına gönderdiği mektubu teslim etmemi istemişti benden.  Elimde güllü çiçekli pembe bir mektup ile sıra beklemeyi umuyorken, artık yılbaşı yaklaşmış olmasına rağmen kimsenin kuyrukta olmadığını görmek beni şaşırtmamıştı. Öyle ya devir mektup devri değildi artık. Memur mektubu elimden aldığında duygulandı. Bana evladım biliyor musun 29 yıllık memurum burada, şu an gelen tüm mektupların onundan yedisi cezaevlerine gidiyor. Geriye kalanlar ise resmi evrak ve firma yazışmaları. Benim içim parçalanıyor insanların sevdiklerinin içerde olması çok dokunuyor bana. Bu mektubu görünce mutlu oldum dedi.  Acelem vardı ama yüzünü ezberledim amcanın tekrar gideceğim.

Bir şey diyemedim öyle ya sms gönderebiliyor olsalardı cezaevlerine, onlar da mektup göndermezdi...